resim

Gün geçtikçe yenilenen ve büyüyen bir marka Ariş Pırlanta YK Başkanı – Kerim Güzeliş

_MG_4254

Yeniliklere ve ilklere imza atan bir isim Kerim Güzeliş

Ariş Pırlanta’nın temelleri 1906 yılında Mardin’de Güzeliş ailesinin dedesi olan Abdülkerim Güzeliş tarafından küçük bir atölyede telkâri işi yaparak başlamış. Onun vefatı sonrasında işleri yanında yetişen oğlu İlyas Güzeliş devralır. Ariş pırlanta’nın bu ilginç ve merak uyandırıcı hikayesini Kerim Güzeliş Q Life okuyucuları için anlattı.

MG 4263 Gün geçtikçe yenilenen ve büyüyen bir marka Ariş Pırlanta YK Başkanı       Kerim Güzeliş

Kerim Güzeliş

 

 

Aile 1959 yılında İstanbul’a göç etti. O sıralar 7 yaşında olan ve küçük yaştan itibaren baba mesleğini öğrenen Kerim Güzeliş, 1972’de 20 yaşındayken Güzeliş Kuyumculuk olarak kendi işletmesini kurdu. 1984’de kurumsallaşan Güzeliş Kuyumculuk’un ismi değiştirildi. Güzeliş ile özdeş kelime olduğundan; Türkçe’de temiz, pak iş anlamına, Arapça’da gelin anlamına gelen Ariş olarak değiştirildi.

 

Kerim Güzeliş kurumsallaşma yolundaki ilk adımlarını ise şöyle anlatıyor: “Biz ikinci kuşak olarak piyasanın yoğun talebini keşfettik. Daha fazla katma değer getiren işleri araştırdık ve küçük çapta toptancılığı oluşturduk. Çünkü hazır mal bulundurmak pazarlamada önemli avantaj sağlıyordu. 1977’de ise çıtayı daha da yükselttik; o yıllarda Türkiye’de pırlanta pazarı henüz oluşmamışken, talebin oluşacağını fark ederek pırlantaya yöneldik. Kısa sürede pırlanta konusunda uzmanlaştık. 1984’te resmi olarak Ariş ismini alarak, Nişantaşı’nda o dönemin ilk ve en büyük konsept mücevher mağazasını açtık.

MG 4eeeee35 Gün geçtikçe yenilenen ve büyüyen bir marka Ariş Pırlanta YK Başkanı       Kerim Güzeliş

Kerim Güzeliş

Markalaşma sürecimiz böyle başladı. Tüm bu yolculuk süresince ödün vermediğimiz noktaların başında; daima yenilikçi olmak, fark yaratmayı hedeflemek ve kurumsallaşmayı sindirerek adım atmak gelir. Adım atarken yenilikçiliği ve farklı olmayı gözetirseniz zaten zamanın dinamiklerini de yakalamış olursunuz. Bizim marka yolculuğumuzda yenilikçilik ve elbette öncü olmak her zaman önde gelmiştir.”

Ariş’i rakiplerinden ayıran en önemli özellik sizce nedir?

Mücevheri kişiselleştirmeyi başarabilmemiz en önemli özelliklerimizin başında geliyor.  Dünyada benzeri olmayan koleksiyonlarımız bunun bir göstergesi. En bilinen örneklerden biri Parmak İzi koleksiyonumuz. Dünya üzerindeki her insanın parmak izi birbirinden farklıdır. Tıpkı sizin gibi dünyada tek olan parmak iziniz özel bir teknikle eşi olmayan bir mücevhere dönüşüyor ve nesiller boyu kalıcı bir hatıra haline geliyor. Aynı şekilde saçı, dişi mücevher haline getiriyoruz. Ya da tamamen size özel, sizin için anlam taşıyan sembollerin yer aldığı tasarımlar yapıyoruz.

Ayrıca doğadaki yaprakların dokularının birebir mücevhere uygulandığı Yaprak Koleksiyonu,

Binlerce yıl boyunca çeşitli medeniyetlerce kullanılmış sembollerin yer aldığı Semboller Koleksiyonu,

Elmasın doğadan çıktığı haliyle mücevhere dönüştüğü Sonsuz Enerji Ham Elmas Koleksiyonu,

İlk kez isimleriyle ve görevleriyle meleklerin anlatıldığı Meleklerin Işığı Koleksiyonu, gibi koleksiyonlarımız da fark yaratan tasarımlarımız arasında yer almaktadır.

 

– “Mücevheri kişiselleştirmeyi başarabilmemiz dünyada eşi, benzeri olmayan koleksiyonlarımız bunun bir örneğidir”

 

Birçok ilke imza attınız, bu ilkleri bir de sizin ağzınızdan duyabilir miyiz?

Ariş’in markalaşma yolculuğundaki adımlarına kısaca bakarsak ilk akla gelenler arasında;

*Pırlantanın 4C kuralına (cut-color-clarity-carat)  beşinci C’yi yani sertifikayı (certificate) ekleyerek sektörde pırlantalı mücevheri, garantili ve sertifikalı olarak satışa sundu.

*1984 yılında kurumsallaşma yolunda ilk adımı atarak mağaza açan ilk mücevher markası oldu.

*80’li yıllarda mücevher sektöründe ilk defileyi (Sabancı Atlı Köşk’te) gerçekleştirdi.

*İlk broşür, katalog, kutu, poşet vs uygulamalarını hayata geçirdi.

*İlk kez inovatif tasarımlar ortaya koyan marka oldu.

*2003 yılında başarılı bir öngörüyle ilk e-ticaret sitesini kurdu.

*Ariş ilk olarak bir ihtisas fuarının, kurulmasına da önayak oldu.

*Ariş Pırlanta 2009 yılından itibaren bünyesinde Kurumsal Pazarlama departmanını oluşturmuştur ve Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşlarıyla işbirlikleri geliştirmeye devam etmektedir.

*Ariş, Türk halkını pırlantanın ‘üstün beyaz’ı olarak adlandırılan D Color ile tanıştıran markadır.

 

– “Mücevheri kişiselleştirmeyi başarabilmemiz dünyada eşi, benzeri olmayan koleksiyonlarımız bunun bir örneğidir”

 

Renkli pırlantaları sektör sizinle tanıdı. Bu keşif nasıl oldu?

Dünya modası, tüketici eğilimleri, yeni akımlar hepsi mücevhere de ilham veren unsurlardır. Siyah pırlanta ve ‘fancy’ olarak anılan diğer renkli pırlantalar da moda eğilimlerinin bir uzantısıdır. Mücevherde renk unsurunun son yıllarda daha fazla tercih ediliyor olması, tüketicinin renkli pırlantaları keşfi ve beğenisi belirleyicidir. Elbette beyaz pırlantaların yeri her zaman ayrıdır ancak son dönemde siyah, sarı, konyak, yeşil, mavi gibi renkli pırlantalar da ilgi görüyor. Ariş Pırlanta olarak ülkemizde öncüsü olduk. Siyah pırlantayı yaşamın bir ifadesi, zıtlıktan doğan uyum olarak vurguladık. Renkli pırlantaları ise hayatın renkleri olarak ortaya koyduk. Sadece renkli pırlantalarda değil beyaz pırlantalarda da yine bir ilkin temsilcisi olduğumuzun altını çizmek isterim. Pırlantada ‘üstün beyaz’ olarak kabul edilen D Color pırlantayı da Türkiye bizimle tanıdı. Dünyada ilk kez D Color kampanyası yaparak onu ulaşılır kıldık.

 

23242342 Gün geçtikçe yenilenen ve büyüyen bir marka Ariş Pırlanta YK Başkanı       Kerim Güzeliş

Kerim Güzeliş

Koleksiyonlarınızda ilham kaynaklarınız neler ve kreatif ekip ile nasıl bir bağınız mevcut? Tasarım sürecine çok fazla müdahil oluyor musunuz?

Müdahil olmak değil ama her aşamasında fikir alışverişinde bulunuruz. Zaten biz koleksiyonlarımızı planlanırken tasarım, satış, pazarlama, iletişim, online ticaret, sosyal medya ekiplerimiz hep birlikte fikir alışverişinde bulunuyor, ortak paydada buluşarak kararlar alıyoruz.

– “Pırlantada ‘üstün beyaz’ olarak kabul edilen D Color pırlantayı da Türkiye bizimle tanıdı”

 

Bayilik verme süreciniz nasıl işliyor?

Ariş Pırlanta, markanın sağlıklı ve iddialı büyüme hedefi doğrultusunda, Ariş Marka Mağazacılık sistemiyle perakende ağını büyütmeyi hedeflemektedir. Ariş’in yüzyılı aşkın bir zamandır mücevher sektöründe olması, onu yalnızca çok iyi bir tasarımcı ve üretici yapmıyor. Ariş, Türk insanının ve alışkanlıklarını da çok iyi sindirmiş ve bundan kendine has birikimler çıkarmış bir markadır. Bu itibarla markamızın kalitesini koruyabilen, ürün ve hizmet standardını sağlayabilen, müşteri memnuniyetini ciddiye alan, alanında donanımlı iş ortakları seçmeyi, güvenli ve istikrarlı iletişim kurmayı, franchising sisteminin sağlıklı ve verimli çalışması için temel unsur olarak görmekteyiz. Franchising yanı sıra, bayilik ve satış noktası koşullarımızı da belirledik. Köklü bir markanın uzun yıllara dayanan deneyimi ve birikimiyle, kaliteli hizmeti benimseyerek kazanmaya odaklı adaylarla çalışmayı tercih ediyoruz.

2013’ü Ariş ve sektör açısından değerlendirebilir misiniz? 2014 ‘te sizce sektörü ve sizi neler bekliyor?

Genel olarak olumsuz gelişmeler yaşanıyor olsa da çağa ayak uyduran, kendini yenileyen, hedeflerini doğru belirleyen, planlamalarını hedefleri doğrultusunda yapan firmaların bunlardan çok etkilenmeyeceğine inanıyorum. 2013 yılı dünya ve Türkiye ekonomisindeki hareketlenmelere ve zaman zaman oluşan belirsizliklere rağmen Ariş Pırlanta için verimli geçti diyebiliriz. 2014’e de iyi başladık diyebiliriz. Sektörümüz açısından bildiğiniz gibi kredi kartı taksitlendirme ile ilgili yeni düzenleme nedeniyle bazı endişeler var. Umarım faydalı formüllerle sorunlar aşılır.

 

E- ticarette de oldukça büyük cirolara imza atıyorsunuz, e-ticaret mi, fiziksel satış mı?

2003 yılında başarılı bir öngörüyle sektörümüzde yine bir ilke imza atarak online mücevher satış sitemizi kurduk. 2010 yılına kadar e-ticarette hemen hemen yalnız başımıza ilerledik. Son 3 yıldır pek çok firma konuya ağırlık verdi. Bu da doğal olarak hem e-ticaretin büyümesine hem de rekabetin artışına sebep oldu. Online ve mobilde dünyadaki yenilikleri takip ederek, kendimize uygun yenilikler geliştirerek, etkin kampanyalarla öncü olmaya devam ediyoruz. E-ticaret toplam satışlarımızın %2-3 gibi bir kısmını teşkil ediyor. Hedefimiz bu oranı %10’lara çekmek.

 

 

 

– “Ödün vermediğimiz noktaların başında; daima yenilikçi olmak, fark yaratmayı hedeflemek ve kurumsallaşmayı sindirerek adım atmak gelir”