resim

Category Archives: Q HEALTHY

REJENERATİF (YENİLEYİCİ) ENJEKSİYON TEKNİKLERİ İLE AĞRI TEDAVİSİ

Dr_Onder_Taylan_Cifci

Yenilenme(Rejenerasyon), Bazı doku ve hücrelerin yenilenmesi ya da verilen kayıpların tekrar yerine konması olarak tanımlanabilir. İlk olarak ilkel deniz ve kara canlılarında tanımlanan rejenerasyon yeteneği sınırlı olarak insanlar için de söz konusudur. Uygun şartlar oluşturulduğunda insan vücudunda kas-iskelet sistemi için rejenerasyon yeteneğinden bahsedilebilir.

Rejeneratif Enjeksiyon; Enjeksiyon yapılan kemik, kıkırdak, tendon ve ligament bölgesinde hasarlı ve zayıf bağ dokusunda hücre çoğalması, yeni kollajen sentezi, stabilite(sağlamlık) sağlanması ve sonuçta doku yenilenmesine imkan veren enjeksiyon yöntemlerinin genel adıdır.   KneePain2 1024x1024 REJENERATİF (YENİLEYİCİ) ENJEKSİYON TEKNİKLERİ İLE AĞRI TEDAVİSİ

REJENERATİF ENJEKSİYON HANGİ UYGULAMALARI İÇERİR?

                Rejeneratif enjeksiyon, zayıflamış eski işlevselliğini kaybetmiş eklemleri, kıkırdakları, ligamentleri ve tendonları güçlendirmek tekrar eski haline getirmek için kök hücre, prp veya proliferan solüsyonların enjeksiyonu ile karakterize bir grup tedavi şeklidir; iyileşme mekanizmalarını uyararak, güçsüz ve hasarlanmış dokularda hücre oluşumu ve rejenerasyon sağlar. Travma sonrası oluşan tendon ve ligament sorunlarının, yetersiz doku tamiri nedeniyle iyileşemeyip ağrıya neden olduğu vakalar bu enjeksiyondan en fazla fayda gören vakalardır.

Yenileyici enjeksiyon yönteminin en dikkat çekici yönlerinden biri tedavi süresince fiziksel bir kısıtlama yapılmaması, istirahat gerektirmemesidir. Hatta aksine enjeksiyon yapılan eklem, omurga veya adale grubuna yönelik germe ve güçlendirme egzersizleri ile eklem hareket açıklığını geliştirmeye yönelik hareketler yenileyici enjeksiyon tedavisinin tamamlayıcısı olarak hastalara uygulatılır.

Bel ve boyun agrilarinın sebepleri 1024x1024 REJENERATİF (YENİLEYİCİ) ENJEKSİYON TEKNİKLERİ İLE AĞRI TEDAVİSİ

Rejeneratif enjeksiyon tedavileri; kendine özgü protokolleri olan farklı solüsyonlar kullanarak kıkırdak, tendon ve bağların güçlenmesini sağlayan bir grup tedavi yönteminden oluşur. Günümüzde en çok bilineni, kişinin kendi kanının özel bir işlemden geçirilmesiyle elde edilen ”Plateletten Zengin Plazma” (PRP) ‘dir. Bir diğer yöntem yine özel teknik ve cihazlar kullanarak kandaki kök hücrelerin ayrıştırılarak enjekte edilmesi esasına dayanan ”Kök hücre” yöntemidir.

Teknik olarak en kompleks olan, tüm yöntemlerin temelinde yatan ve el becerisi gerektiren yöntem ise ”Proloterapi”dir. Yöntemin temelleri Hipokrat’a (M.Ö. 400) dayanır. Günümüzde özellikle A.B.D.’de oldukça yaygın olarak uygulanan bu yöntem eklem ve omurga bölgesinde stabilite (sağlamlık) sağlamak için kullanılır.

 

REJENERATİF TEDAVİLERİN ALIŞILAGELMİŞ YÖNTEMLERDEN FARKLARI NELERDİR?

                Yenileyici enjeksiyon tedavisini anlamak için önce -ilk insandan beri var olan- doku iyileşme mekanizmasını bilmek gerekir. Sakatlık yaşanan bölgede doku iyileşmesi 3 aşamada gerçekleşir:

. Yaralanmadan sonra 48-72 saat süren: Enflamasyon dönemi,

. 2-4 hafta süresince: Tamir ve yenilenme dönemi,

. 6 ay-2 yıllık sürede: Remodeling (Yeniden şekillenme) dönemi.

MİGREN AĞRILARINIZ YAŞAM KALİTENİZİ DÜŞÜRMESİN

IMG_5885 (1)

ENJEKSİYON İLE MİGREN TEDAVİSİ MÜMKÜN
Ansızın gelen ve hayatı dayanılmaz kılan, yaşam kalitesini derinden etkileyen migren ağrıları en sık görülen kronik baş ağrılarından biridir. Gerilim tipi baş ağrılarından sonra ikinci sıklıkta görülen migrenin mekanizması bilinmemekle birlikte değişen hormon düzeylerinin rol oynadığı söylenebilir: Migren ergenlik öncesi yaşlarda erkekleri kızlara göre biraz daha fazla etkiler, ancak yetişkin kadınları erkeklere göre iki-üç kat daha fazla etkilemektedir. Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır. Özellikle son yıllarda toplumumuzda stresin artması ile migren şikâyetlerinde gözle görülür bir artış dikkati çekmektedir.

Migren baş ağrısı çeken kişilerin yaklaşık üçte biri, ağrı başlamadan önce baş ağrısının meydana geleceğinin sinyalini veren geçici duyusal, motor bozukluk, görme ya da konuşma kabiliyeti bozukluğu ile seyreden bir ‘aura’ dönemi yaşar.

 

MİGREN AĞRILARINIZ YAŞAM KALİTENİZİ DÜŞÜRMESİN

Migren ağrısı ataklar hâlinde görülür ve baş ağrısı 2-3 saatten 3 güne kadar devam edebilir. En sık görülen şekli tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısıdır. Baş ağrısına bulantının veya kusmanın eşlik etmesi, ışığa ve sese duyarlılığın artması, zonklayıcı, nabız gibi atan ağrı, ağrının asıl olarak tek taraflı olması, ağrının hareketle artması gibi belirtiler de migrene işaret eder. Migrenli kişi boyun ve omuzlarda sertleşme, el ve ayaklarda karıncalanma, konsantrasyon güçlüğü, konuşma güçlüğü ve nadir olarak da felç durumu veya şuur kaybı ile karşılaşabilir. Durum böyle olunca migreni olan kişi günlük faaliyetlerini gerçekleştirmekte güçlükler yaşar. Birçok kişide ağrı ve diğer semptomlar o kadar şiddetlidir ki, atak geçiren kişiler, sadece karanlık ve sessiz bir odada yatıp uyumak isterler. Bu da migreni olan kişiyi günlük yaşamından alıkoyar.

Migreni Önlemek İçin Başvurulan Yöntemler

1.İlaç Tedavileri : Kılavuzlar; topiramat, divalproeks/sodyum valproat, propranolol ve metoprololbirinci basamak kullanımda en yüksek kanıt düzeyine sahip ilaçlardır. Amitriptilin ve venlafaksin de muhtemelen etkilidir. Kronik migreni olan kişilerde botoks uygulamasının faydalı olduğu bulunmuştur. 

2.Alternatif Tedaviler : Migren baş ağrılarını önlenmesinde kayropraktik manipülasyon, fizyoterapi, masaj ve gevşeme etkili olabilir; magnezyum, koenzim Q(10), riboflavin, B(12) vitamini kullanılabilir.

3.Cihazlar ve Ameliyat : Migrenin önlenmesinde biyogeribildirim ve nörostimülatör gibi tıbbi cihazlar; Baş ve boyun çevresindeki bazı sinirlerin dekompresyonunu içeren migren cerrahisi, ilaçla düzelme sağlanamayan bazı kişiler için bir seçenek olabilir.

 

Enjeksiyon İle Migren Tedavisi Mümkün

Migren ağrısı kompleks bir ağrı türüdür. Hem kas-iskelet dokularından kaynaklanan nosiseptif (somatik) ağrı hem de sinir dokusundan kaynaklanan nöropatik ağrı komponentlerinden oluşur. Başarılı ve kalıcı bir tedavi için her iki ağrı da kaynağından yok edilmelidir. ”Proloterapi” yönteminde prolifrean madde enjeksiyonunun gerçekleştirilmesiyle baş-boyun bölgesinde yer alan kronik hasarlı kas-iskelet dokusu elemanlarının kalıcı olarak tedavi edilmesi söz konusudur. Kas-iskelet sistemi ve eklemlerdeki dejenerasyonun tedavisi ile seanslar ilerledikçe migren ağrısı çeken kişinin atak sıklığının ve ağrı şiddetinin giderek azaldığı ve hedef seans sayısına ulaşıldığında ağrının tamamen kaybolduğu görülmektedir. ”Perinöral Enjeksiyon Tedavisi” ise elektriksel ileti yeteneği bozulmuş ve yanıcı tarzda ağrılar oluşmasına sebep olan sinir hücrelerinin olduğu bölgelere enjeksiyon yapılarak nöropatik ağrıların ortadan kalkmasını sağlar. Zona ağrısı, Diyabetik Nöropati, Trigeminal Nevralji, Morton Nörinom, Huzursuz Bacak Sendromu, Mareljia Parestetika, Komplex Sempatik Distrofi.. vb durumlarda da uygulanan bu yöntem uygulaması oldukça kolay ama bir o kadar da etkili bir yöntemdir.

Bu iki enjeksiyon yöntemi 3 haftada bir tekrarlanan seanslarda birlikte uygulanabilir. Hastanın 30 dakikasını ayıracağı bir zaman diliminde gerçekleştirilecek basit ve etkili bu enjeksiyon terapileri sonrası herhangi bir kısıtlama ya da istirahat gerekmez. Kişi günlük aktivitelerine dönebilir. Genellikle oldukça dramatik ve hızlı bir iyileşme cevabı aldığımız enjeksiyon tedavileri sayesinde ortalama 3-4 seansta gözle görülür bir iyileşme sağlanır ve 2 yıllık takip sürecinde hastalarımız %90 oranında ağrılarından kalıcı olarak kurtulurlar.

Migreni Hayatınızdan Uzaklaştırın

İlaçların yanı sıra çeşitli yöntemler de baş ağrılarının kontrolünde etkilidir. Stresi azaltmanın, düzenli egzersiz yapmanın ve düzenli uyumanın şikâyetlerin gerilemesinde, öğünleri düzenli yemenin, bol bol yürüyüş yapmanın, kısa süreli ılık duşlar almanın ağrıların azalmasında faydalı olacağı unutulmamalıdır.

Dr. Önder Taylan Çiftçi

ondercifci@gmail.com

Randevu : 0(212) 282 88 82

www.dronder.com

EKLEM KİREÇLENMESİ TEDAVİSİNDE PROLOTERAPİ

romatizma

EKLEM KİREÇLENMESİ TEDAVİSİNDE PROLOTERAPİ

Eklemleri oluşturan her bir kemiğin ucunda kemiğin üzerini örten kıkırdak doku mevcuttur. Kıkırdak

eklemin hareketini rahat yapması için yumuşak, kaygan bir yüzey oluşturur ve kemikler arası yastık

gibi hareket eder. Kemiklerin birbirine sürtmesine engel olur.

Kireçlenme (osteoartrit); eklemlerde, kıkırdak kaybının ve hasarının bir sonucudur ve dejenerasyonla

ilerleyici ve işlev bozukluğuna yol açan bir hastalıktır. Eklemlerde ağrıya neden olur.

Kıkırdak yapısı yaş ilerledikçe değişmeye başlar. Yaşla birlikte kıkırdak ta yaşlanır. Fazla ve kötü

kullanılan ya da hastalıklı eklemde kıkırdak daha kolay zarar görür. Bu kıkırdak hasarının oluşma

süresi kişiden kişiye değişiklik gösterir.

Kıkırdak hasarının yanında, eklemdeki eklem zarlarının salgıladığı sıvı normal özelliğini yitirir ve

bunun sonucunda eklem hasarı ilerler. Kireçlenmede eklem sıvısı yeteri miktarda bulunmayabilir ve

özelliği bozulmuş olabilir. Bu değişiklikler eklemdeki kıkırdak yıkımının ve belirtilerinin

sebeplerinden biri olabilir.

IMG 5885 682x1024 EKLEM KİREÇLENMESİ TEDAVİSİNDE PROLOTERAPİ

Uzm.Dr.Önder Taylan Çifçi Levent Proloterapi Kliniği 0 545 710 13 00 ondercifci@gmail.com

Kireçlenmenin en sık görüldüğü eklemler, diz ve kalça eklemleridir.

Diz eklemi kireçlenmesi (Gonartroz)

Genetik faktörler kireçlenme üzerinde rol oynar, ancak ileri yaş, kilo, ağır iş, menisküs yırtıkları,

eklemlerde tekrarlayan zorlanmalar ve travmalar gibi etkenler kireçlenmeyi hızlandırıp ortaya

çıkmasına neden olabilir. Kireçlenme yaş ilerledikçe daha sık görülür ve hem kadınları hem de

erkekleri etkiler.

Bulgular ve belirtiler Hareket ettiğinizde eklemlerinizde sürtünme veya çekme hissini

duyabilirsiniz. Ayrıca diz eklemi bölgesinde hassasiyet ve ağrı hissedebilirsiniz. Herhangi bir

merdivenden inip çıkmak, bir sandalyeden kalkmak veya bir yere oturup kalkmak ağrı verici olabilir.

Ağrı başlangıçta daha hafifken yürüdükçe artış gösterip yürümenizi engelleyecek şekilde olabilir. Ağrı

ve hareketsizlik nedeniyle diz çevresindeki kaslarda zayıflama ve erime olabilir.

Kalça eklemi kireçlenmesi (Koksartroz)

Kalça kireçlenmesi en sık rastlanan kalça ağrısı sebebidir. Hastalığın ortaya çıkmasına neden olan ek

bir hastalık (doğumsal kalça hastalıkları, geçirilmiş kalça eklemi enfeksiyonu, kalça ekleminde

büyüme kıkırdağının kayması, romatizmal hastalıklar), geçirilmiş bir travma ya da steroid kullanımı

olabileceği gibi hiçbir ek hastalık olmaksızın kendiliğinden de ortaya çıkabilmektedir. Ailede eğer

artroz varsa, ortaya çıkma olasılığı artmaktadır. Kalça eklemindeki artroz daha çok orta ve ileri

yaşlarda ve erkeklerde görülmektedir.

Bulgular ve belirtiler Kalça artrozunun ilk belirtisi kalça ekleminde bir rahatsızlık ve tutukluk

olmasıdır. Bu rahatsızlık başlangıçta sabahları uyanma ve yataktan kalkma ile ortaya çıkar. Ağrı

hareket ve eklem üzerine yük bindirilmesi ile artar, istirahatte biraz rahatlar. Hastalık ilerledikçe ağrı

ve diğer şikayetler dinlenmekle de geçmez. Hasta ağrıdan dolayı aktivitelerini azaltır. Eklem aralığı

iyice daralır. Kalça hareketleri kısıtlanır ve topallama olur. Ağrı bazen dize de vurabilir. Bu nedenle

diz ağrısı ile gelen hastalar mutlaka kalça eklemi yönünden de değerlendirilmelidir.

Eklem kireçlenmesi nasıl tedavi edilir ?

İyi bir tedavi programı eklem ağrısını ve tutulmasını azaltıp, eklem hareketlerini arttırmaya ve

yaşamınızı kolaylaştırmaya yardımcı olur. Fizik tedavi, kilo kontrolü, hasta eğitimi ve proloterapi hep

birlikte planlanmalıdır. Bunlar faydalı olmadığında ancak ameliyat düşünülebilir. Tedavi programı,

hastalığın ciddiyetine, şikayetlerinizin şiddetine, yaşınıza ve diğer sağlık problemlerinize bağlı

düzenlenmektedir.

eklem4 EKLEM KİREÇLENMESİ TEDAVİSİNDE PROLOTERAPİ

Eklem Kireçlenmelerinde ‘Proloterapi’ nasıl iş görür?

Proloterapi uygulaması kronik hasarlı dokular üzerinde en etkin iş gören uygulamadır. Eklem

dejenerasyonu ile birlikte görülen eklem aralığında daralma eklem instabilitesinden kaynaklanır.

Kireçlenme nedeniyle ağrı ve fonksiyon kaybı ile başvuran bir kişide eklemin muayenesi yapılarak

instabiliteye neden olan bağ dokusu elemanları tespit edilir. Proloterapinin hedefi tam da zayıflamış

olan bu bağlardır. Proloterapi uygulaması bu süreçte eklemi destekleme görevini yapamaz hale gelmiş

ligamentleri ve tendonları güçlendirerek ekleminizdeki laksiteyi (gevşekliği) düzeltir. Böylece eklem

zarı yeniden eklem sıvısı üretmeye başlar ve sanılanın aksine eklem kıkırdağı kendini yenileyebilir.

PROLOTERAPİ NEDİR?

Hasarlanmış ligament, tendon ve eklemlere solüsyon enjeksiyonu ile yara iyileşme mekanizmalarının

uyarılması, bu yolla dokuların tamir edilmesi ve yeniden şekillendirilmesini proloterapi olarak

adlandırmaktayız. Travma sonrası oluşan tendon ve ligament sorunlarının iyileşmesinin yeterli

olmayıp kronik ağrıya neden olduğu durumlar proloterapinin en başarılı olduğu vakalardır.

Proloterapi doğal yoldan iyileşmeyi sağlayan bir tedavi yöntemidir. Ağrılı durumlara yol açan doku

hasarlanmaları proloterapi sayesinde ameliyatsız olarak tedavi edilebilirler.

Proloterapi uygulamasından fayda görebilecek durumlar:

. Omuz eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit (kireçlenme), tendinit, tendonların kısmi

rüptürü, impingement, bankart lezyonu, rotator cuff sendromu, tekrarlayan omuz çıkıkları,

. Diz eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit (kireçlenme), Ön çapraz bağın kısmi rüptürü,

menisküslerde strain veya kısmi rüptür, iliotibial bant sendromu, kondromalazi patella, os-good

schlatter hastalığı, baker kisti, tendinit,

. Kalça eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit (kireçlenme), Perthes hastalığı, Femur başı

avasküler nekrozu, pubis hastalığı, tendinit,

. Küçük eklemlerde meydana gelen bağ harabiyetleri/yırtıkları, kıkırdak problemleri,

. Omurga problemleri: Servikal ve lomber lordozda düzleşme, spondilolistezis (bel kayması), disk

hernileri (fıtık), faset eklem dejenerasyonu (kireçlenme).

. Bunların dışında başağrısının bağ dokusu problemleriyle ilişkilendirildiği durumlar,

Temporomandibular (çene) eklem problemleri, ameliyat sonrası geçmeyen torakotomi ağrıları,

interkostal ağrılar, ameliyat bölgesindeki yanıcı tarzda hissedilen ağrılar, topuk dikeni, plantar fasciitis

gibi durumlarda da proloterapi tedavisi başarıyla uygulanmaktadır.

Hayalinizdeki gülüşü tasarlamak mümkün mü? ” Dr. Umut Şimşek” Açıkladı

Umut Şimşek

Estetik, insanların beklentilerinin değişmesi ile her gün farklı bir hal almaktadır. Saç ekimi, cilt bakımı, botoks, dolgu uygulamaları son yılların “trend” tedavilerinden bazıları. Dikkat ettiyseniz tüm bu işlemlerdeki zaman, maliyet ve sürecin altında tek bir neden yatıyor. Kendimizi mutlu ve genç hissetmek. Aynaya baktığında kendini beğenmeyen kişi mutlu olamaz derler psikologlar. Sabah uyanıp aynaya baktığımızda “mutluluktan” geçen bir bakış açısı daha var. Gülüşümüz..

 

Çoğu insan kendi gülümsemelerinden memnun değil. Yapılan araştırmalarda kişiyi mutsuz eden unsurların temeline inildiğinde diş ve dişeti uyumu/uyumsuzluğu üzerinde durulmuş. Aslında mevcut memnuniyetsizliklerinizi bir bakışta anlamak bazen zor olabilir. Çünkü gözümüzün gördüğü objeleri beynimizde güzel ya da çirkin olarak algılanmasını sağlayan etkenler var. Gülümsediğinde dişetlerinin aşırı göründüğü “gummy smile” vakasında hasta gülüşünde hoşuna gitmeyen unsurun dişetleri olduğunu saptayamayabilir. Dişlerinizde renk, şekil, biçim, çapraşıklık/ayrıklık açısından problem varsa, dişetlerinizin renginden (siyah/mor olması), görünüşünden ya da aşırı görünmesinden şikayetçi iseniz bunları düzeltmek mümkün. Diş Beyazlatma 1024x738 Hayalinizdeki gülüşü tasarlamak mümkün mü?        Dr. Umut Şimşek AçıkladıTek yapmanız gereken diş  hekiminize gitmek ve karşılıklı fikir alışverişi yaparak kendinizi diş hekiminize emanet etmek. Mimarlar ya da mühendisler nasıl tasarım yapıyorlarsa, gülüş tasarımı için de diş hekiminizin ufak dokunuşlar yapmasına izin vermeniz gerekecek. Dişetleri için lazerle dişeti şekil ve renk açma işlemlerini ya da dişeti şekillendirme işlemlerini lokal anestezi ile kısa sürede çözmek artık süt dişi çekmek kadar kolay. Dişlerle ilgili renk, şekil bozuklukları da porselen, zirkonyum, lamina ve empress uygulamalarla kısa sürede başarılı bir şekilde ülkemizde uygulanmaktadır. Bu konuda Türkiye’deki diş tedavi uygulamalarının son yıllarda dünya standartlarının üstüne çıktığını söylersek çok yerinde bir saptama yapmış oluruz. Kısacası tıpkı saç, burun ve yüz estetiği ile yapılan müdahaleler gibi estetik profilinizi, gülüşünüzü dizayn ederek iyileştirmek ve güzelleştirmek için tek yapmanız gereken Ne istediğinizi tasarlamak ve diş hekiminize güvenmek..Mutlu gülüşler..

Meme büyütme ameliyatları nasıl yapılmaktadır?

Dr. Deniz Küçükkaya

Son çıkan teknikler ve kullanılan ürünlerin kalitesinin de artmasına bağlı olarak meme büyütme ameliyatları hem hasta hem de hekim için oldukça konforlu ve rahat geçmektedir. Günümüzde kullanılan meme protezleri vücuda daha uyumlu , dokunmakla meme dokusuna çok yakın hissiyatta ve artık  neredeyse doğallık kaygısını ortadan kaldırmış durumdadır. Kullandığımız silikon meme protezleri FDA onaylı ve CE belgelidir. Ve üstelik ömürlüktür.Yani hastalarımız bu operasyondan belli bir süre sonra bu protezleri çıkarması gerekmemektedir. Meme kanseriyle ilişkisinin olmadığı yapılan birçok çalışmayla gösterilmiştir. Bununla beraber meme taraması yaptırmayı engellememektedir. Doğum sonrası süt vermeyi etkilemediği de yapılan bilimsel  çalışmamalarda ortaya konmuştur. Teknolojinin  çok gelişmesine bağlı olarak üretilen silikon meme protezlerinin çeşitleri de artmış durumdadır.  Büyüklükler, projeksiyonları (yükseklik),formları.vb .Dolayısıyla her hastaya kullandığımız protezde o hastanın vücuduna özgüdür. Meme büyütme arzusu ile bana başvuran  her hastama aynı protezi uygulamamaktayım. 31 bra size 42 22181597 Meme büyütme ameliyatları nasıl yapılmaktadır?Muayene sonucunda kişiye en uygun protezi kişinin beklentileriyle beraber değerlendirirek karar vermekteyim Ameliyat tekniklerinin de oldukça gelişmiş ve rahat uygulanabilir olması bu operasyonların  daha çok tercih edilmesine etken bir durum tabiî ki Çoğu meme protezi hastamı aynı günün akşamında evine göndermekteyim. Bu hem anestezinin hem de cerrahi olarak bu işlemlerin çok daha kolay uygulanabilirliğinin bir sonucudur.  Elbetteki meme büyütmenin bir  ameliyat olduğu ve bu  ameliyatın bir iyileşme süreci olduğu unutulmamalıdır. Buna göre hasta cerrah ilişkisinin her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatta da karışıklı güvene dayalı olarak kurulması gerekmektedir.

Büyük ve iri memeler kadınlarda ne gibi sıkıntılara yol açabilir?

 

meme estetigi2 650x1024 Meme büyütme ameliyatları nasıl yapılmaktadır?Meme kadınsı hatları belirlemede çok önemlidir. Küçük olması ayrı bir sorun büyük olması ise çok daha başka sorunları beraberinde getirmektedir. Büyük memeler özellikle omuz ve sırt ağrısına neden olmaktadır. Bununla beraber özellikle meme altlarında ve kenarlarında kızarıklık kötü koku ve mantar enfeksiyonlarına varacak kadar ciddi durumlara yol açabilmektedir. Tüm bu sıkıntıların yanında kıyafet bulmakta bile zorluk çekmektedirler iri memeli kadınlar.

Ameliyat nasıl olmaktadır?

Meme küçültme ameliyatları genel anestezi altında yapılmaktadır. Operasyon süresi ortalama 2-3 saat kadardır. Çoğu zaman hastanede 1 gün kalmak yeterlidir. Operasyon sonrasında ağrı kesicilerle geçmeyecek ağrılar olmaz. Ertesi günden itibaren çoğu hastam her türlü işni kendi kendine halleder bir hal almaktadır. Hatta operasyonun ertesi günüden itibaren omuz ve sırt ağrıları hafiflemekte ve çok daha dik ve rahat yürüdüklerini söylemektedir hastalarımız. Aslında meme küçültme ameliyatı çoğu zaman estetik kaygıdan öte çok daha fazla fonksiyonel anlamda hayat kalitesini arttırmak için yapılmaktadır.

Meme küçültme veya meme büyütme ameliyatlarının meme kanseri yönünden değerlendirmesi nasıldır?

 

Yapılan çalışmalarda meme küçültme yapılan hastalarda ileride meme kanseri gelişme riskinin daha düşük olduğu gösterilmiş. Bunun en önemli nedeni elbette ki meme dokusunun azalmasıyla alakalı. Bununla beraber meme büyütme yapılan hastalarda da meme kanseri riskinin diğer kadınlara göre çok daha az olduğu gösterilmiştir. Burdan elbetteki meme protezi kanser den korur gibi bir sonuç çıkaramayız. Meme büyütme yapılmış olan hastalarda meme kanserinin az görülmesinin en önemli nedeni yine meme dokusunun az olmasıyla ilişkilendirilmiştir.

TİBET’İN GENÇLİK PINARI – 5 HAREKET:

21-Gunde-Iyi-Hisset-3D

Her sabah ve enerjiye ihtiyacınız olan her an

Daha genç bir görünüm, ciltte ve saçlarda canlanma, düzenli ve sağlıklı bir uyku, dinç ve canlı uyanmak, belkemiği, eklem problemleri gibi romatizmal rahatsızlıklardan ve ağrılardan kurtulmak, hafızada güçlenme, fazla kiloların verilmesi, fiziksel güçte artış, duygusal ve zihinsel sağlık, uyum ve yüksek enerji için faydalıdır.

‘5 Tibet Hareketi’ni yaşamınıza katarken, şekersiz ve az yağlı bir diyet sürdürmenizin büyük katkısı olup, sindirimi zor besinleri de günlük beslenmenizden çıkartın.

Başlangıçta her hareketin en az 3 kez yapılmasını tavsiye ediyorum. Daha sonraki günlerde her gün tekrar sayısını 2’şer arttırarak 21 tekrara ulaşıncaya kadar arttırmaya devam edin. Sonunda her hareketi 21 kere yapabilir duruma geleceksiniz. Ayrıca doğru nefes alıp vermeye özen gösterin.

Bu 5 hareketi tamamladıktan sonra ılık suyla duş alarak güne başlamanızı tavsiye ederim.

1.hareket 

Faydaları: Dolaşımı geliştirerek varisli damarlar, osteoporoz ve baş ağrılarına iyi geliyor.

Uygulanışı:Kollarınızı iki yana açarak avuç içleriniz yere bakacak şekilde saat yönünde dönün. Dönüşlerinizi yaparken karnınızdan derin bir şekilde nefes alıp verin.

 

4S1A8894 675x1024 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 1

4S1A8891 679x1024 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 1

 

 

2.hareket

4S1A8897 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 2

4S1A8906 2 772x1024 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 2

Faydaları: Tiroit bezi, böbreküstü bezleri, böbrekler, sindirim organları, cinsel organlar ve bezler üzerinde onarıcı bir etkisi var. Osteoporoz, düzensiz regller, menopoz semptomları, sindirim ve bağırsak sorunları, sırt ağrısı, bacak ve boyunlardaki sertliğe iyi geliyor.

Uygulanışı: Sırtüstü yatarak ellerinizi vücudunuzun yanına koyun. Çenenizi göğsünüze doğru yaklaştırın Bacaklarınızı yere dik olacak şekilde kaldırırken dizlerinizin dik olmasına gayret edin. Başınızı ve bacaklarınızı kaldırırken derince nefes alın, indirirken verin.

3.hareket

Faydaları: Tiroit bezlerini, böbreküstü bezleri, böbrekleri, sindirim sistemi organlarını ve prostat ile rahmi de içine alarak cinsel organları gençleştiriyor. Menopoza girmiş ve düzensiz veya tembel regl dönemleri geçirme eğilimindeki kadınlar için özellikle iyi.

4S1A8913 678x1024 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 3

4S1A8910 683x1024 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 3

Uygulanışı: Vücudunuzu dik tutarak dizlerinizin üzerinde durun. Ellerinizi kalçalarınızın altına dayayın. Çenenizi göğsünüze yaklaştırın. Başınızı yavaşça mümkün olduğu kadar geriye doğru eğerken, sırtınızı arkaya doğru esnetin. Omurganızı yaylandırırken karnınızdan derin bir nefes alıp, doğrulurken nefesinizi verin.

 

 

 

4.hareket

 

4S1A8916 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 4

4S1A8921 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 4

 

 

 

 

 

 

Faydaları: Tiroit bezi, sindirim sistemi, dolaşım ve lenfatik akış üzerinde canlılık veren bir etkisi var. Karın bölgesini, uylukları, kolları ve omuzları güçlendirir. Eğer sinüs tıkanıklığınız varsa bu hareketin burun deliklerinizi açtığını da fark edebilirsiniz.

Uygulanışı: Bacaklarınızı ileriye doğru uzatarak yere oturun. Ayaklarınız hafifçe aralık olsun ve ellerinizi yere koyun. Çenenizi göğsünüze doğru eğin. Başınızı mümkün olduğunca arkaya doğru eğin. Kollarınızı düz tutarak ayak tabanlarınızı ve ellerinizi yere basarken dizlerinizi kırın ve gövdenizi yere paralel olacak şekilde havaya kaldırın. Adalelerinizi bir süre kasın ve ardından gevşeyin. Gövdenizi kaldırırken derin bir nefes alın, kaslarınızı sıkarken nefesinizi tutun, yere inerken nefesinizi bırakın.

 

5.hareket

4S1A8935 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 5

4S1A8928 TİBET’İN GENÇLİK PINARI   5 HAREKET:

Hareket 5

Faydaları: Bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olan dolaşım ve lenfatik akışın geliştirilmesine yardımcı olur. Derin soluk alıp vermeyi, enerji ve canlılığı uyarır. Diğer hareketlerde olduğu gibi özellikle menopoz ve düzensiz regl dönemleri semptomlarını hafifletiyor.

Uygulanışı: Kollarınız dik ve bedeniniz aşağı sarkmış halde (kobra yılanı) şeklinde durun. Avuçlarınızı yere koyun. Başınızı yumuşak bir şekilde mümkün olduğu kadar geriye yatırın. Ayaklarınızı ve ellerinizi oynatmadan, kalçanızı yukarıya kaldırın ve vücudunuzla ters V şekli meydana getirin. Çenenizi göğsünüze doğru yaklaştırın. Bedeninizi yukarı doğru çekerken derin bir nefes alın, aşağı inerken nefesinizi bırakın.

MENOPOZ SONRASI KANAMALAR NİÇİN ÖNEMLİDİR ?

menopozda-dikkat-edilmesi-gerekenler-4281
Alparslan BAKSU 1 MENOPOZ SONRASI  KANAMALAR NİÇİN ÖNEMLİDİR ?

Doç. Dr. Alparslan BAKSU
Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı
OTA&Jinemed Hastanesi

Menopoz terimi kadınlarda adetten kesilmeyi ifade eder. Kadın Doğum hekimliğinde menopoz öncesi dönemi takiben 1 yıllık adet görmemesi durumu menopoz olarak isimlendirilmektedir. Menopozun nedeni yumurtalıkların çocuk oluşturma kapasitesindeki hücrelerinin tükenmesi ve östrojen hormonu üretiminin çok azalmasıdır. Östrojen hormonundaki bu azalma vücutta birçok yakınmalara ve değişikliklere neden olmaktadır.

 

Menopozal semptomlar dediğimiz ateş basması, terleme, huzursuzluk, uykusuzluk bu dönemde kadın hayatında önemli etkiler yapmaktadır. Bu yakınmalar kadının günlük hayatını sürdürmesinde zorluklar yaratıyorsa uygun tedavilerle kadınlara yardımcı olunmalıdır. Menopozun ileri yıllarında ise kadın hayatını olumsuz etkileyen en önemli problemlerden birisi ‘Atrofik vajinit’ tir. Yine östrojen hormonunun eksikliği nedeniyle kadın vajinasında kuruluk oluşmakta, bu durum kadının yaşam kalitesini ve özellikle cinsel hayatını olumsuz etkilemektedir. Birçok kadın bu basit sağlık probleminin tedavi edilmemesi yüzünden, cinsel yaşama veda etmek zorunda kalmaktadır. Oysa tedavisi çok basit ve kısa sürelidir. Sadece vajinal yoldan kullanılan tablet ve kremlerle 8-10 günlük bir tedaviyle bu sorun ortadan kaldırılabilir.

menapoz MENOPOZ SONRASI  KANAMALAR NİÇİN ÖNEMLİDİR ?

Menopoz dönemi sonrasındaki kanamalar, bazen çok önemli hastalıkların erken belirtisi olabileceği için çok önemsenmelidir. Menopoza giren bir kadın başka bir jinekolojik sorunu yoksa, 6 ayda bir muayene edilmelidir. Bu muayenelerde varsa atrofik vajinit tedavi edilir, ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir. Bu değerlendirmede rahim iç zarı olan endometriyumdaki değişiklikler, polipler, kalınlaşmalar erkenden tespit edilip, tedavisi yapılabilir. Rahimden kaynaklanan ciddi sorunların en erken belirtilerinden birisi kanamadır. Menopoz sonrası kanama da rahim kanserinin erken belirtisi olabilir. Fakat atrofik vajinit durumu da bazen kendiliğinden veya ilişki sırasında kanamalara yol açabilir.

gorsel157 MENOPOZ SONRASI  KANAMALAR NİÇİN ÖNEMLİDİR ?Muayene sırasında kanamanın nereden kaynaklandığı bazen tam tespit edilemeyebilir. İleri inceleme için biyopsi gerekebilir. Menopoz sonrası kanamalarda hasta erken dönemde başvurursa, kanama rahim içi kanserine bağlı olsa dahi, tam tedavi şansı çok yüksektir. Bu nedenle menopoz sonrası kanamalar çok ciddiye alınmalı, derhal bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Hekimine başvurmalıdır. Bazı kadınlar, utanma duygusu yüzünden menopoz sonrası  kanamalarını yakınlarına söyleyememekte ve hekime başvurmakta gecikilmektedir. Erken dönemde çok basit tedavilerle iyileşebilecek sorunlar, gecikilmiş dönemde bazen ağır tedaviler gerektirmekte, bazen de tedavi şansını yitirmiş olabilmektedir. Tabii ki bu gecikmeler 6 ayda bir muayenesini yaptıran kadınlar için geçerli değildir. Yukarıda değindiğimiz gibi düzenli kontrollerini yaptıran kadınlarda her türlü jinekolojik problem erken dönemde tanınıp tedavi edilme şansına sahiptir.