resim

Annelik fedakârlık ister

Ahu Orakçıoğlu
a Annelik fedakârlık ister

Ahu Orakçıoğlu

Ahu Orakçıoğlu
Ankara doğumlu olan Ahu Orakçıoğlu, üniversite tahsilini tamamladıktan sonra TRT’nin açtığı yetenek sınavlarını kazandı ve spiker olarak kurumda 10 yıl çalıştı. 20 Ana haberden, Eurovizyon yayınlarına, muhabirliğe kadar her tür yayın yaptı. İstanbul’a yerleştikten sonra NTV, Habertürk gibi bir çok kuruluştan teklifler alan Ahu hanım, 2008 yılında özel sektöre geçti. Anneliğe adım attığın da yaptığı işte ne kadar iyi olsa da, ne kadar sevse de, o kutsal görevini en iyi şekilde yapabilmek için  kariyerine ara verdi.

Orakçıoğlu; “1 yıl önce de AD Art ‘n Design adı altında faaliyet gösteren içmimarlık ve dekorasyon şirketini kurdu.  Firma dekorasyon işlerinin yanı sıra Selamiçeşme de bir mobilya showroomuyla da hizmet veriyor. Burada kendi tasarladığımız ve ürettiğimiz koleksiyonlarımızı satışa sunuyoruz” dedi.

Çocuğuna daha iyi bir portre olabilmek için ve çalışarak da çocuğunu çok iyi derecede yetiştire bileceğine inanan Ahu Orakçıoğlu kendisine yönelttiğimiz soruları bakın nasıl cevapladı.
– İlk çocuğunuzu kucağınıza aldığınızda neler hissetiniz?

– Sare beklenen den birkaç hafta erken gelmeye karar vererek biraz hazırlıksız yakaladı beni. Ve anne olduktan sonra anladım ki anne olmadan zaten anneliğe hazırlanmak mümkün değil.
Doğduğu anda kucağıma verdiler Saremi. Yanağı yanağıma değdi. O mucizevi kokuyu duydum ve sevinçten ağladım. O da ağlıyordu ve kucağıma gelir gelmez o da beni kokladı, huzurla esnedi. Sonra da sustu.

– Sizce anne olmak nasıl bir duygu bahseder misiniz?

– O kadar içgüdüsel ki anne ile yavrusunun ilişkisi. Anne yavrusuna aşık oluyor. Bunu itiraf etmek gerek. Eğer Aşkı fiziki şartlardan arındırırsak. Karşılıksız Sevgi, şefkat, endişe, tutkuyla bağlı olma hali, daha önemli hiçbir şeyin kalmaması ise ki buna kendiniz de dahil oluyorsunuz.  Düşünün ki hayatına kendi hayatınıza verdiğiniz kıymetten daha çok kıymet veriyorsunuz işte annelik böyle bir duygu.

ahu Annelik fedakârlık ister

Ahu Orakçıoğlu

– Anne olduktan sonra hayatınızda ne gibi şeyler değişti?

– Ne değişmedi ki? Duygular bu kadar kuvvetli olunca hayatta her şey değişiyor. Bir kere hayatınızın merkezini ona teslim ediyorsunuz. Tüm önceliklerde o var. O güneş  siz onun  etrafında dönen gezegen oluyorsunuz. Çocuğun varlığı benim için ve eminim ki pek çok anne için milattan öncesi ve sonrası gibi bir durum oluyor.

-Bir anne olarak çocuğunuzda görmek isteneceğiniz ve olursa sizi gerçekten de işte bu annelik duygusu dedirtecek olay nedir?

– Onun bir anne deyişine her şeyim feda. Onun mutluluğu, sizin mutluluğunuz Allah korusun ama üzüntüsü sizin üzüntünüz. İşte bu annelik duygusu.

ahuu Annelik fedakârlık ister

Ahu Orakçıoğlu

– Çalışan bir anne olarak çocuğunuza nasıl zaman ayırabiliyorsunuz?

– İtiraf etmek gerekirse Benim çalışma hayatımı sürdürme kararımda bile çocuğuma  rol modeli bir anne olabilme arzusu yatar. Kendi ayakları üzerinde durabilen bir çocuk yetiştirmeyi çok önemsiyorum. Başarı duygusuna ket vurmak istemiyorum. Bu sebepten bağımlı anne olmadan, bağlı anne olabilmek için kendi alanımı yaratmalıydım. Ama tam zamanlı yoğun mesaili bir iş kurup terazinin dengesinin şaşmasını  da istemedim.  En azından bir kaç yıl için bu böyle olmalı. Yakın çevresine güvenle bağlanan çocuk daha sonraki hayatında daha mutlu ve başarılı oluyor. Bunların hepsini düşünerek sağlam bir ortaklık yapısıyla ticaret hayatına daha yumuşak bir giriş yapmayı tercih ettim ve mevcut  yatırıma kanalize oldum.  İşte iyi bir ortağım evde de

Sare’nin nerdeyse doğumundan beri yanımdan ayırmadığım bir yardımcım var. Bunlar benim şansım. Ama ben de yavrumun peşinden var gücümle koşuyorum.  Nereye gitsem yanımda götürüyorum. Süleyman Beyle, Sare’siz baş başa tatil henüz yapmadık. Akşam programlarını Sare uyuduktan sonra yaptığımız için her yere geç kalıyoruz. İş mesaimi Sare’nin okul ve uyku saatleri olan 10 ve 17 arasına ayarladım. Anlayacağınız koş Ahu koş durumundayım. Ama hiç şikâyetim yok. Bilakis Tanıya şükrediyorum. Sare bana zaten muazzam bir enerji veriyor.

– Her anne bunu söyler “ Anne olunca anlarsın” gerçekten haklılar mı?

Çok haklılar. Çocuğu olmayan birine bu duygu anlatamazsınız. Bir meyvenin tadını onu hiç yememiş birine tarif edebilir misiniz? Annelik duygusu da böyle, bence illa doğurmanız da gerekmez. O duygu çocukla kurduğunuz güven, sevgi ve bağlılık ilişkisi ile gelişiyor. Nice doğuran anneler de var ki çocuklarla tamamen yardımcılar ilgileniyor. Çocuklarını Yardımcıdan 1 saat alıp sonra geri veriyorlar. Emek olmadan sevgi, bağlılık gelişir mi bilmiyorum. Anne olduktan sonra çok dramatik bir gerçeği daha anladım insanlarla ilgili. Kendi çocukluğunda Sevgi görmeyen sevgi veremiyor.  Neye emek verirseniz, sevgi, sabır gösterirseniz o varlık size analık duygusunu yaşatır.  Kucağınıza kıvrılır,  sizi koklayarak uyur, size güvenle teslim olur.  Siz de şefkatle, sevgiyle dolar taşarsınız. Annelik insanı manevi yönden de zenginleştirir. Tabii onu doya doya korkmadan yaşarsanız.

–  Bir anne olarak sizden annenize bir mesaj alabilir miyiz?

Evlatlarına Sevgi, sabır, emek veren tüm annelerimizin anneler günü kutlu olsun.